25-31 Mayıs 2011 tarihlerinde ülke genelinde kutlanacak olan “Etik Haftası” münasebetiyle Kurulumuz, Ankara'daki kamu kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının etik komisyonu başkan ve üyeleri ile etik eğiticilerinin, sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin ve akademisyenlerin katılımıyla 25 Mayıs 2011 Çarşamba günü saat 14:00'te Sayıştay Konferans Salonu'nda “Etik Kültürün Geliştirilmesinde Kamu-Sivil Toplum İşbirliği Sempozyumu” başlıklı bir etkinlik düzenlemiştir.
Sayıştay Başkanı Sayın Dr. Recai AKYEL ile Kamu Görevlileri Başkanı Sayın Prof. Dr. Bilal ERYILMAZ'ın konuşmalarının ardından, Kurulumuzca
önümüzdeki yıllarda yürütülmesi planlanan "Etik Kültürün Geliştirilmesinde Kamu, Özel Sektör ve Sivil Toplum İşbirliği Projesi”nin tanıtımını yapmak üzere Proje sorumlusu Sayın Ahmet Coşkun konuşmuştur.
Sayıştay Başkanı Sayın Dr. Recai Akyel konuşmalarında, Etik Haftası'nın etik kültürün geliştirimesi anlamında önemli bir yere sahip olduğunu, etik davranışların artırılmasında ve yolsuzluğun önlenmesinde ortaya çıkan "Kim daha fazla sorumludur?" soruna, Devlet-Sivil Toplum-Birey üçlüsünün aynı derecede yetkili ve sorumlu olduğu şeklinde cevap verilebileceğini belirtmiştir. Etik kültürün yerleştirilmesinde her kişi ve kurumun sorumluluğu bulunduğunu vurgulamış ve herkesin öncelikle kendi sorumluluğunu yerine getirmek için çalışması gerektiğini söyleyen Sayın Akyel, konuşmasını "Haydi Etik konusunda yarışalım" diyerek tamamlamıştır.
Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. Bilal Eryılmaz konuşmalarında, Etiğin hayatımızın her alanında geçerli olan değerler bütünü ve aslında iyi olan her şeyin bir üst şemsiyesi olduğunu belirtmiş; Bu değerleri bireyin tek başına yaşatmasının mümkün olmadığını veya bu sorumluluğun bir kuruma yüklenmesinin doğru olmayacağını vurgulayan Sayın Eryılmaz, etik kültürün geliştirilmesi konusunda tüm kişi ve kurumların birlikte sorumlu olduğunu söylemiştir. Dünyada ortaya çıkan ekonomik, sosyal, politik krizler döneminde hükümetler ve toplum nazarında etiğin öneminin arttığını ancak söz konusu kriz dönemleri sonrasında insanların etiği geri plana attıklarını belirten Eryılmaz, bu uygulamanın yanlış olduğunu önemli olanın sürdürülebilir bir etik politikasının sağlanması olduğunu önemle vurgulamıştır. Bir devletin etik politikasının uygulamasında ve yolsuzluğun önlenmesindeki başarısının ancak, kamusal faaliyetlerde öne çıkan üç temel aktör olan Devlet-özel sektör-sivil toplumun işbirliği ile sağlanabileceğini bu çerçevede Devletin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün katalizörlüğünü sağlaması gerektiğini belirtmiştir.
Kurul Üyesi Sayın Filiz Dinçmen'in başkanlığındaki ikinci oturumda, Ankara Üniversitesi'nden Sayın Prof. Dr. İnayet AYDIN, Şeffaflık Derneği'nden Sayın Dr. Ufuk BATUM,
Polis Akademisi'nden Sayın Prof. Dr. İbrahim CERRAH tarafından yapılan konuşmalarda sivil toplumun etik kültürün geliştirilmesindeki rolü ve önemi üzerinde durulmuştur.
:: Sempozyum Programı
:: SUNUMLAR VE KONUŞMA METİNLERİ